az da Dinle Marksist!

Yönetici sınıf haline gelmiş proletaryadan bahsediyorsun. O halde sorabilir miyiz proletarya yönetici sınıf olmuşsa kimi yönetecektir ? Ayrıca "yönetici sınıf düzeyine yükselmiş proletarya" ne demektir ? Proletarya bir bütün olarak yönetimin başına mı geçecektir ? Şu anda Türkiye'de yaklaşık altı milyon işçi vardır. Bunların hepsi birden yönetici mi olacaktır ? Eğer bütün halk yönetici olacaksa, o zaman hükümet yok olacak, devlet yok olacak demektir; ancak ortada bir devlet varsa orada yöneten efendilerle yönetilen kölelerde var demektir. 
Son söyleyeceğin söz halkın yöneticilerini demokratik yöntemlerle seçeceği, gerektiği zaman da görevden alabileceği olabilir. Burjuvalarda aynı şeyi söylüyorlar. Ama biz özel mülkiyeti kaldıracağız, dolayısıyla herkes işçi olacak ve temsilci olarak kendi aralarından birini seçecekler diyorsun. Eski işçi demek istiyorsun. Çünkü geçmişi ne olursa olsun bir milletvekili, bir bakan artık bir milletvekili ve bakandır. Koltuk ve ayrıcalık çok tatlıdır. Hem sen demezmiydin, insanların bilinçlerini sosyal konumları belirler diye. İşçi sınıfı devleti öncü partisi aracılığı ile yönetir diyeceksin. Öncü partinin kimlerden oluştuğunu biliyoruz. Marksizm-Leninizm bilimini, onun rehberliğini kabul etmiş profesyonel devrimcilerden. Bu formülasyona bakıyoruz. Ortada Marksizm-Leninizm var, profesyonel devrimciler var, bilim var. Ama hani işçi sınıfı ? Cevabın hazır biliyorum. Marksizm-Leninizm işçi sınıfının çıkarlarını savunur diyorsun. Sana Sovyet deneyiminden sözetmeyeceğim, cevabını biliyorum. Onlar revizyonistti, Stalinistti falan. 

Ama dünyanın hiçbir yerinde işçiler senin gibi Marksizm-Leninizm bizim çıkarlarımızı savunur diye düşünmüyor. Tam tersine şöyle düşünüyorlar. Devlet kapitalist de olsa, sosyalist de olsa benim yaşamımda ne değişecek. ben gene sabah 8'de işe geleceğim 5'te çıkacağım. Fabrika eskiden patronunken şimdi devletin olacak. İyi de bundan bana ne ? Ben zaten patronun suratını hiç görmem ki. Benim işim ustabaşıyla , nadiren müdürle. Ustabaşım SHP'li, müdürüm ANAP'lı. İkisi de komünist olsa ne olacak ? Hem duydum ki, artık fabrika anonim şirket oluyormuş. Bir sürü patron olacak, ben de para biriktirebilirsem biraz hisse senedi alabilirim. Diyorlar ki, sosyalizmde fabrika devletin olacak, devlet senin olacak, o halde fabrika senin olacak. Nasıl yani ? Fabrika benim olacaksa ben şu Allahın belası işi bırakabilir miyim ? Ya da çalışma saatlerini kısaltabilir miyim ? Yok, ona merkezi planlama karar verir. İyi o zaman şu hesaplara bir göz atalım; bizim ücret herhalde 3-4 kat artar. Olur mu Yoldaş, kârın hepsini sen alırsan yeni yatırımları nasıl yaparız, savunma sanayi nasıl olacak, komünist partinin, gizli polisin, bürokratların maaşları nereden verilecek; ücretleri de merkezi planlama belirler. Peki grev ? Ne grevi, kendi kendine mi grev yapacaksın, fabrika zaten senin. Peki sendika ? Sendika olacak tabi, komünist parti politikalarını sana benimsetmek için. İyi o zaman, ben sosyalizm almayayım, şimdi hiç değilse arada bir grev yapıp bazı isteklerimizi kabul ettirebiliyorum. 

Yoldaş, bu işçi sınıfı çok dar kafalı değil mi ? "Tarih yapmak" falan umurunda değil. İyi de başka türlü olabilir mi ? Devrimciliğinde samimiysen, biraz düşün işçi olmak ne demektir ? Ücretli kölelik. Köleler köle olarak yeni bir hayat kurabilirler mi ? İşçi sınıfının devrimci olabilmesi için "işçi" olmayı reddebilmesi gerekir. Bu durumda -gene başa geldik- kim yönetecek işçi devletini ? 
Sakın ağzı laf yapan yeni partili akademisyenler, bürokratlar ve politikacılar olmasın ?



Kaynak: A-Politika, Mayıs 1994, Sayı: 1, sayfa 34.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !